6 Ağustos 2015 Perşembe

Yanlış dost seçenler ateş içinde yanarken birbirlerini suçla


Yanlış dost seçenler ateş içinde yanarken birbirlerini suçlayıp;“... keşke peygamberlerle birlikte hak yolu tutmuş olsaydım.”“Eyvah bana, keşke filanı dost edinmeseydim...” derler. (Furkan: 25/27-28)
Keşkenin fayda vermediği bu beldede (cehennemde) yanlış dost seçiminden doğan pişmanlığa da kulak verilmez.
“Defolu” dost seçenler bir taraftan yanarken diğer taraftan da aynı sıcak ilginin oracıkta da vuku bulmasını isteyerek;
“...Biz size uyan kimseler idik. Şimdi ateşin bir kısmını olsun bizden kaldırabilir misiniz.” derler.
Gerçek dost o ateşi oradan kaldırıp uzaklaştırmaya kadir olandır.
Kendisi acizken, bir şekilde cehennem çukuruna düşüp çıkamazken, derisini eriten ateşin derecesini düşüremezken dostuna nasıl yardımcı olsun? O’nun derdi başından aşkındır. Kandırıldığına mı yansın kandırdığına mı?
Bir defa da olsa cehennem sakininin ağzından hak cümleler çıkar;
“... Muhakkak biz, hepimiz bunun içindeyiz. Şüphesiz Allah kullar arasında hüküm vermiş bulunuyor.” (Mü’min: 40/47-48)Tabi ki dostunun bu söylediklerini;
“Kör mü dost seçerken dikkatli olsaydın? Kör mü ahiretin için yatırımını yaptığın kalp ve nasihatlere dikkat etseydin.” olarak algılar.
Tabi ki iş işten geçmiştir artık. Hem birbirlerini suçlarlar hem de hep bir ağızdan;
“Keşke peygamberlerle birlikte hak yolu tutmuş olsaydım.” derler...” (Furkan: 25/27)
Bir de dost seçiminde isabetli kararlar verenler vardır. İşte onlar ebedi dostluk (kardeşlik)larının temelini geçici dünyada atarlar.